x
Sizlere daha iyi bir hizmet sunabilmek için sitemizde çerezlerden faydalanıyoruz. Kabul edebilir veya detaylı bilgi alabilirsiniz. We use cookies to enhance your experience.By continuing to visit this site you agree to our use of cookies. Detaylı bilgi More info Kabul Ediyorum I agree
SAĞLIK REHBERİ
HEALTH GUIDE

EPİLEPSİ: BİLİNENLER, BİLİNMEYENLER Facts about epilepsy EPİLEPSİ: BİLİNENLER, BİLİNMEYENLER EPİLEPSİ: BİLİNENLER, BİLİNMEYENLER

EPİLEPSİ: BİLİNENLER, BİLİNMEYENLER

EPİLEPSİ: BİLİNENLER, BİLİNMEYENLER

Beynin bazı bölgelerindeki hücrelerin anormal elektrik deşarjı nedeniyle ortaya çıkan klinik tabloya tıbbi olarak epilepsi, halk arasında ise sara hastalığı diyoruz. Deşarjın gerçekleştiği beyin bölgesine göre klinik belirtiler değişkenlik gösterebilir. Örneğin, bazı epilepsi nöbetleri bayılma, kol ve bacaklarda kasılma ve çenede kilitlenme, vb şeklinde olabileceği gibi, bazen de bayılma içermeyen, kısa süreli, tek noktaya boş bakma ve dalma, baş dönmesi, ani vücut sıçraması, kötü koku/ağızda kötü tat ve dejavü hissetme şeklinde yaşanabilir.

Epilepsi görülme sıklığı % 0.5-% 1 arasındadır ve kadın ve erkekler arasında farklılık göstermez. Hastalık herhangi bir yaşta görülebilir, ancak 16 yaş öncesi ve 65 yaş sonrası daha sıklıkla rastlanmaktadır.

Epilepsi nöbetinin süresi değişkenlik gösterir. Küçük nöbet 30 saniye ile 2-3 dakika sürebilir, ancak nöbet bayılarak ardarda süreklilik gösterirse aciliyet gereksinimi vardır ve hastane ulaşımı sağlanmalıdır. Aciliyet gerektiren nöbetlerde hastanın yan yatırılması ağız salgısının solunum borusuna kaçmasının önlenmesi açısından önemlidir. Kilitlenen çene ve kasılan kol/bacakların açılmaya zorlanmaması, kolonya/sarımsak/soğan gibi maddelerin koklatılmaması, yakasının gevşetilmesi, hastanın düşmemesi amacıyla korunması ve ağız salgısının temizlenmesi dikkat edilmesi gereken konulardır. Nöbet sırasında ağız yolu ile su ve ilaç verilmemesi gereklidir. Nöbetin ardından hastanın gösterebileceği şaşkın hareketlere fiziksel kısıtlama getirilmesi durumunda saldırganlık tablosu gelişebilir. Dolayısıyla kısıtlamadan kaçınılmalıdır.

Bazı uyaranlarla ortaya çıkan nöbet tipleri ‘refleks epilepsi’ olarak adlandırılır. Uyaran etmenler müzik, koku ve dokunma, vb’dir. Klinik tablosunda mental şaşkınlık, ağlama, vb bulunabilir.

Epilepsi hastalığının nedenleri arasında, bebekte çoğunlukla kalıtsal, anne karnında enfeksiyon hastalığı, travmatik doğum ve doğum sırasında bebeğin oksijensiz kalması iken, çocukta metabolik/enfeksiyonlu hastalık ve düşmeye bağlı travma sayılabilir. Genel popülasyonda görülen epilepsi nedeni çoğunlukla belirsizdir, ancak belirlenebilen nedenler arasında beyinde damarsal malformasyon, beyin damar anevrizması, kafa travması, menenjit hastalığı, ensefalit (beyin iltihabı), diyabet/üremi gibi metabolik hastalık, uzun süreli açlık ve uykusuzluk, hipoglisemi, alkolizm, uzun süre kullanılan bazı ilaçların ani kesilmesi ve beyin tümörü bulunmaktadır.

Epilepsi tanısı konulabilmesi için klinik muayene ve bulguların yanısıra bazı tetkik yöntemleri kullanılmaktadır. Tetkik yöntemlerinden başlıcası EEG’dir (elektroensefalografi). EEG’de saptanan elektrik deşarjları epilepsi tanısı konulmasını sağlamakla birlikte deşarjın görülmemesi epilepsi yoktur dedirtmez. Bu durumda klinik bulgular ve hastanın öyküsü öne çıkar. Tek bir epileptik nöbet geçirilmesi tanı için yeterli değildir, ancak nöbetin tekrarı tanıya götürebilir. Direkt kafa grafisi, BeyinBT (bilgisayarlı beyin tomografisi), beyin MR’ı (manyetik rezonans), difüzyon MR, MR anjiyo ve MR spektroskopisi gibi görüntüleme yöntemlerinin yanısıra biyokimyasal kan tetkiki de tanı da yardımcı olmaktadır.

Tedavinin ilk basamağını genellikle ilaçla tedavi oluşturur. Antiepileptik ilaçların düzenli ve her gün aksatılmadan kullanımı önemlidir. 3-5 yıl süre içinde hasta hiç epilepsi nöbeti geçirmezse ve EEG kontrolü normal ise, ilaçlar hekim kontrolünde yavaş yavaş kesilebilir. İlaç kesildikten sonra epileptik nöbetlerin tekrarlama olasılığı bulunduğu unutulmamalıdır. İlaç tedavisi sırasında ilacın ani kesilmesi, açlık, alkol, aşırı yorgunluk/uykusuzluk, aşırı efora bağlı hızlı soluma ve kesik kesik ışık kaynağı gibi uyaranlar bazı epilepsi tiplerini tetikleyebilir. Bu nedenle ilaç tedavisi altındaki hastaların bu konulara özen göstermesi önemlidir.

İlaçla tedaviye yanıt alınamayan bazı hastalarda epilepsi cerrahisi uygulanmaktadır. Epilepsi cerrahisinin yanısıra bir diğer tedavi yöntemi beyin cerrahisi tarafından endikasyon gösteren nadir hastalara beyin pili takılmasıdır.

Unutulmamalıdır ki epilepsi yaşam tarzının ayarlanması ve ilaçla tedavi ile çoğu kez kontrol altına alınabilen bir hastalıktır. Hasta ve hekim iletişiminin sürekliliği tedavi açısından öne çıkan konudur.


 


Epilepsy is the medical condition that occurs due to abnormal electrical discharge of cells in some parts of the brain.

Clinical symptoms may vary depending on the brain region where discharge occurs.

For example, some episodes of epilepsy may be fainting, contractions of the arms and legs and jaw locking, etc., and sometimes do not include fainting, short-term, single-point blanking and contemplation, dizziness, sudden body splash, bad smell / bad taste and dejavu feeling.The incidence of epilepsy is between 0.5% and 1% and does not differ between men and women. The disease can occur at any age, but it is more common before and after 65 years of age.The duration of epilepsy seizure varies. A small seizure can last from 30 seconds to 2-3 minutes, but if the seizure faints repeatedly, there is a need for urgency and hospitalization.In seizures requiring urgency, placing the patient on the side is important to prevent the mouth secretion from escaping into the respiratory tract.Locking jaws and contracted arms / legs are not forced to open, not to smellcologne / garlic / onion substances such as , loosening the collar, to protect the patient to fall and mouth secretion should be considered.During seizures, water and medicine should not be given orally.After a seizure, aggression may develop if physical confinement is imposed on the patient's confused movements.Therefore constraint should be avoided.The types of seizures that occur with some stimuli are called leks reflex epilepsy. Stimulants are music, smell and touch, etc. Mental confusion, crying, etc. may be present in the clinical picture. Among the causes of epilepsy, infectious disease in the womb, traumatic birth and the baby's lack of oxygen during childbirth, metabolic / infectious disease in children and fall-related trauma can be considered.The cause of epilepsy in the general population is in general uncertain, the cause of epilepsy in the general population is mostly unclear, but vascular malformation in brain, cerebral vascular aneurysm, and head trauma can be identified.In addition, causes include metabolic disease such as meningitis, encephalitis, diabetes / uremia, prolonged fasting and insomnia, hypoglycemia, alcoholism, sudden discontinuation of certain long-term medications, and brain tumors.In order to make the diagnosis of epilepsy, some examination methods are used in addition to clinical examination and findings.

EEG (electroencephalography) is one of the main diagnostic methods.Although the electrical discharges detected in the EEG lead to the diagnosis of epilepsy, the absence of discharge does not imply that there is no epilepsy.In this case, clinical findings and patient's history are prominent. A single epileptic seizure is not sufficient for the diagnosis, but it can be diagnosed by repeating the seizure.In addition to imaging methods such as direct head radiography, brain CT (computerized tomography), brain MRI (magnetic resonance), diffusion MR, MR angiography and MR spectroscopy, biochemical blood tests are also helpful in the diagnosis.The first step of treatment is usually medication. The use of antiepileptic drugs regularly and without interruption is important. If the patient has no epileptic seizures and the EEG control is normal within 3-5 years, the medication may be discontinued gradually under physician control.It should be noted that epileptic seizures are likely to recur after the drug is discontinued.Stimulants such as sudden discontinuation of the drug, fasting, alcohol, excessive fatigue / insomnia, rapid breathing due to excessive effort and intermittent light source during drug treatment may trigger some types of epilepsy.Therefore, it is important that patients under drug treatment pay attention to these issues.Epilepsy surgery is performed in some patients who do not respond to medication.In addition to epilepsy surgery, another method of treatment is the insertion of a pacemaker in rare patients who are indicated by brain surgery.

It should not be forgotten that epilepsy is a disease that mostly can be controlled by adjusting lifestyle and medication. The continuity of patient and physician communication is a prominent issue in terms of treatment.

 

 

EPİLEPSİ: BİLİNENLER, BİLİNMEYENLER

Beynin bazı bölgelerindeki hücrelerin anormal elektrik deşarjı nedeniyle ortaya çıkan klinik tabloya tıbbi olarak epilepsi, halk arasında ise sara hastalığı diyoruz. Deşarjın gerçekleştiği beyin bölgesine göre klinik belirtiler değişkenlik gösterebilir. Örneğin, bazı epilepsi nöbetleri bayılma, kol ve bacaklarda kasılma ve çenede kilitlenme, vb şeklinde olabileceği gibi, bazen de bayılma içermeyen, kısa süreli, tek noktaya boş bakma ve dalma, baş dönmesi, ani vücut sıçraması, kötü koku/ağızda kötü tat ve dejavü hissetme şeklinde yaşanabilir.

Epilepsi görülme sıklığı % 0.5-% 1 arasındadır ve kadın ve erkekler arasında farklılık göstermez. Hastalık herhangi bir yaşta görülebilir, ancak 16 yaş öncesi ve 65 yaş sonrası daha sıklıkla rastlanmaktadır.

Epilepsi nöbetinin süresi değişkenlik gösterir. Küçük nöbet 30 saniye ile 2-3 dakika sürebilir, ancak nöbet bayılarak ardarda süreklilik gösterirse aciliyet gereksinimi vardır ve hastane ulaşımı sağlanmalıdır. Aciliyet gerektiren nöbetlerde hastanın yan yatırılması ağız salgısının solunum borusuna kaçmasının önlenmesi açısından önemlidir. Kilitlenen çene ve kasılan kol/bacakların açılmaya zorlanmaması, kolonya/sarımsak/soğan gibi maddelerin koklatılmaması, yakasının gevşetilmesi, hastanın düşmemesi amacıyla korunması ve ağız salgısının temizlenmesi dikkat edilmesi gereken konulardır. Nöbet sırasında ağız yolu ile su ve ilaç verilmemesi gereklidir. Nöbetin ardından hastanın gösterebileceği şaşkın hareketlere fiziksel kısıtlama getirilmesi durumunda saldırganlık tablosu gelişebilir. Dolayısıyla kısıtlamadan kaçınılmalıdır.

Bazı uyaranlarla ortaya çıkan nöbet tipleri ‘refleks epilepsi’ olarak adlandırılır. Uyaran etmenler müzik, koku ve dokunma, vb’dir. Klinik tablosunda mental şaşkınlık, ağlama, vb bulunabilir.

Epilepsi hastalığının nedenleri arasında, bebekte çoğunlukla kalıtsal, anne karnında enfeksiyon hastalığı, travmatik doğum ve doğum sırasında bebeğin oksijensiz kalması iken, çocukta metabolik/enfeksiyonlu hastalık ve düşmeye bağlı travma sayılabilir. Genel popülasyonda görülen epilepsi nedeni çoğunlukla belirsizdir, ancak belirlenebilen nedenler arasında beyinde damarsal malformasyon, beyin damar anevrizması, kafa travması, menenjit hastalığı, ensefalit (beyin iltihabı), diyabet/üremi gibi metabolik hastalık, uzun süreli açlık ve uykusuzluk, hipoglisemi, alkolizm, uzun süre kullanılan bazı ilaçların ani kesilmesi ve beyin tümörü bulunmaktadır.

Epilepsi tanısı konulabilmesi için klinik muayene ve bulguların yanısıra bazı tetkik yöntemleri kullanılmaktadır. Tetkik yöntemlerinden başlıcası EEG’dir (elektroensefalografi). EEG’de saptanan elektrik deşarjları epilepsi tanısı konulmasını sağlamakla birlikte deşarjın görülmemesi epilepsi yoktur dedirtmez. Bu durumda klinik bulgular ve hastanın öyküsü öne çıkar. Tek bir epileptik nöbet geçirilmesi tanı için yeterli değildir, ancak nöbetin tekrarı tanıya götürebilir. Direkt kafa grafisi, BeyinBT (bilgisayarlı beyin tomografisi), beyin MR’ı (manyetik rezonans), difüzyon MR, MR anjiyo ve MR spektroskopisi gibi görüntüleme yöntemlerinin yanısıra biyokimyasal kan tetkiki de tanı da yardımcı olmaktadır.

Tedavinin ilk basamağını genellikle ilaçla tedavi oluşturur. Antiepileptik ilaçların düzenli ve her gün aksatılmadan kullanımı önemlidir. 3-5 yıl süre içinde hasta hiç epilepsi nöbeti geçirmezse ve EEG kontrolü normal ise, ilaçlar hekim kontrolünde yavaş yavaş kesilebilir. İlaç kesildikten sonra epileptik nöbetlerin tekrarlama olasılığı bulunduğu unutulmamalıdır. İlaç tedavisi sırasında ilacın ani kesilmesi, açlık, alkol, aşırı yorgunluk/uykusuzluk, aşırı efora bağlı hızlı soluma ve kesik kesik ışık kaynağı gibi uyaranlar bazı epilepsi tiplerini tetikleyebilir. Bu nedenle ilaç tedavisi altındaki hastaların bu konulara özen göstermesi önemlidir.

İlaçla tedaviye yanıt alınamayan bazı hastalarda epilepsi cerrahisi uygulanmaktadır. Epilepsi cerrahisinin yanısıra bir diğer tedavi yöntemi beyin cerrahisi tarafından endikasyon gösteren nadir hastalara beyin pili takılmasıdır.

Unutulmamalıdır ki epilepsi yaşam tarzının ayarlanması ve ilaçla tedavi ile çoğu kez kontrol altına alınabilen bir hastalıktır. Hasta ve hekim iletişiminin sürekliliği tedavi açısından öne çıkan konudur.


 

EPİLEPSİ: BİLİNENLER, BİLİNMEYENLER

Beynin bazı bölgelerindeki hücrelerin anormal elektrik deşarjı nedeniyle ortaya çıkan klinik tabloya tıbbi olarak epilepsi, halk arasında ise sara hastalığı diyoruz. Deşarjın gerçekleştiği beyin bölgesine göre klinik belirtiler değişkenlik gösterebilir. Örneğin, bazı epilepsi nöbetleri bayılma, kol ve bacaklarda kasılma ve çenede kilitlenme, vb şeklinde olabileceği gibi, bazen de bayılma içermeyen, kısa süreli, tek noktaya boş bakma ve dalma, baş dönmesi, ani vücut sıçraması, kötü koku/ağızda kötü tat ve dejavü hissetme şeklinde yaşanabilir.

Epilepsi görülme sıklığı % 0.5-% 1 arasındadır ve kadın ve erkekler arasında farklılık göstermez. Hastalık herhangi bir yaşta görülebilir, ancak 16 yaş öncesi ve 65 yaş sonrası daha sıklıkla rastlanmaktadır.

Epilepsi nöbetinin süresi değişkenlik gösterir. Küçük nöbet 30 saniye ile 2-3 dakika sürebilir, ancak nöbet bayılarak ardarda süreklilik gösterirse aciliyet gereksinimi vardır ve hastane ulaşımı sağlanmalıdır. Aciliyet gerektiren nöbetlerde hastanın yan yatırılması ağız salgısının solunum borusuna kaçmasının önlenmesi açısından önemlidir. Kilitlenen çene ve kasılan kol/bacakların açılmaya zorlanmaması, kolonya/sarımsak/soğan gibi maddelerin koklatılmaması, yakasının gevşetilmesi, hastanın düşmemesi amacıyla korunması ve ağız salgısının temizlenmesi dikkat edilmesi gereken konulardır. Nöbet sırasında ağız yolu ile su ve ilaç verilmemesi gereklidir. Nöbetin ardından hastanın gösterebileceği şaşkın hareketlere fiziksel kısıtlama getirilmesi durumunda saldırganlık tablosu gelişebilir. Dolayısıyla kısıtlamadan kaçınılmalıdır.

Bazı uyaranlarla ortaya çıkan nöbet tipleri ‘refleks epilepsi’ olarak adlandırılır. Uyaran etmenler müzik, koku ve dokunma, vb’dir. Klinik tablosunda mental şaşkınlık, ağlama, vb bulunabilir.

Epilepsi hastalığının nedenleri arasında, bebekte çoğunlukla kalıtsal, anne karnında enfeksiyon hastalığı, travmatik doğum ve doğum sırasında bebeğin oksijensiz kalması iken, çocukta metabolik/enfeksiyonlu hastalık ve düşmeye bağlı travma sayılabilir. Genel popülasyonda görülen epilepsi nedeni çoğunlukla belirsizdir, ancak belirlenebilen nedenler arasında beyinde damarsal malformasyon, beyin damar anevrizması, kafa travması, menenjit hastalığı, ensefalit (beyin iltihabı), diyabet/üremi gibi metabolik hastalık, uzun süreli açlık ve uykusuzluk, hipoglisemi, alkolizm, uzun süre kullanılan bazı ilaçların ani kesilmesi ve beyin tümörü bulunmaktadır.

Epilepsi tanısı konulabilmesi için klinik muayene ve bulguların yanısıra bazı tetkik yöntemleri kullanılmaktadır. Tetkik yöntemlerinden başlıcası EEG’dir (elektroensefalografi). EEG’de saptanan elektrik deşarjları epilepsi tanısı konulmasını sağlamakla birlikte deşarjın görülmemesi epilepsi yoktur dedirtmez. Bu durumda klinik bulgular ve hastanın öyküsü öne çıkar. Tek bir epileptik nöbet geçirilmesi tanı için yeterli değildir, ancak nöbetin tekrarı tanıya götürebilir. Direkt kafa grafisi, BeyinBT (bilgisayarlı beyin tomografisi), beyin MR’ı (manyetik rezonans), difüzyon MR, MR anjiyo ve MR spektroskopisi gibi görüntüleme yöntemlerinin yanısıra biyokimyasal kan tetkiki de tanı da yardımcı olmaktadır.

Tedavinin ilk basamağını genellikle ilaçla tedavi oluşturur. Antiepileptik ilaçların düzenli ve her gün aksatılmadan kullanımı önemlidir. 3-5 yıl süre içinde hasta hiç epilepsi nöbeti geçirmezse ve EEG kontrolü normal ise, ilaçlar hekim kontrolünde yavaş yavaş kesilebilir. İlaç kesildikten sonra epileptik nöbetlerin tekrarlama olasılığı bulunduğu unutulmamalıdır. İlaç tedavisi sırasında ilacın ani kesilmesi, açlık, alkol, aşırı yorgunluk/uykusuzluk, aşırı efora bağlı hızlı soluma ve kesik kesik ışık kaynağı gibi uyaranlar bazı epilepsi tiplerini tetikleyebilir. Bu nedenle ilaç tedavisi altındaki hastaların bu konulara özen göstermesi önemlidir.

İlaçla tedaviye yanıt alınamayan bazı hastalarda epilepsi cerrahisi uygulanmaktadır. Epilepsi cerrahisinin yanısıra bir diğer tedavi yöntemi beyin cerrahisi tarafından endikasyon gösteren nadir hastalara beyin pili takılmasıdır.

Unutulmamalıdır ki epilepsi yaşam tarzının ayarlanması ve ilaçla tedavi ile çoğu kez kontrol altına alınabilen bir hastalıktır. Hasta ve hekim iletişiminin sürekliliği tedavi açısından öne çıkan konudur.